5. NEO-KOMÜNİZM

Avrupa Birliği’nin kuruluş amaçlarını ve bu konuda Churchill’in gayretlerini incelediğimiz bölümde, bu birliğin aslında İngiliz derin devleti tarafından Sovyetler Birliği benzeri bir yapı oluşturmak için kurulduğunu belgelemiştik. İngiliz derin devletinin planlarına bakıldığında, hedeflenen sonun mutlaka, komünizmin öngördüğü hayali bir komün sistemine dönüş olarak tasvir edildiğini görürüz.

Aslında “komün sistemine dönüş”, Darwinist ve materyalistlerin yanlış inanışlarını yansıtan hatalı bir varsayımdan ibarettir. Geçmişte hiçbir zaman komün sistemi denilen bir dönem yaşanmamıştır. İnsanların güya komün halinde yaşadıkları, kadınlarını, hatta çocuklarını bile paylaştıkları sözde yabani bir sistem, tarihin hiçbir aşamasında var olmamıştır. Bu hatalı varsayım, aile, ahlak, din gibi değerlerin sonradan ortaya çıktığı şeklindeki materyalist iddiaya dayanmaktadır. Bu asılsız iddianın hiçbir bilimsel kanıtı ve dayanağı yoktur.

Tarih boyunca var olan tüm insan toplulukları, kendi medeniyetlerini kurmuşlardır. Bu toplulukların her birine peygamberler ve hak kitaplar gelmiş, her biri hak dinlerin ışığında din, ahlak, aile gibi manevi kavramları bilerek ve uygulayarak yaşamışlardır. Komünist felsefenin böyle bir dönemin var olduğuna inandırmaya çalışmasının amacı, insanlığın güya “ilkel bir dönemden” geçtiği yalanını empoze etmek ve evrim teorisine psikolojik zemin hazırlamaktır. Tarihin hiçbir safhasında olmayan bu ilkel dönem, gelecekte de hiçbir şekilde olmayacaktır.

Ancak İngiliz derin devleti, planlarını daima bu hayali geleceği baz alarak kurgulamıştır. İkiyüzlü politikalarını bu uğurda sıklıkla uygulamış, görünürde komünist partilere, rejimlere ve kişilere karşıymış gibi bir politika uygularken, perde arkasından komünizmi beslemiştir. AB de dahil olmak üzere dünyanın temel ittifaklarını bu amaç üzerine kurmuştur.

Kuşkusuz, ne İngiliz Hükümeti’nin kendisi, ne İngiliz halkı, ne de diğer Avrupa halkları işin özünde böyle bir planın olduğundan haberdardırlar. Onlara uygulanan strateji daima aldatma yönünde olmuştur. İşte bu nedenle, İngiliz derin devletinin asıl hedeflerini bilmeden, belirlediği güzergahta ilerlemektedirler. Oysa bu durum, sadece Avrupa için değil, bütün dünya için bir tehdit içermektedir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekmektedir. Tarihte emperyalizme karşı mücadeleleriyle ön plana çıkmış ve komünist felsefenin temelini oluşturmuş bir kısım ideologlar, aslında emperyalist bir sistemin, yani İngiliz derin devletinin eğitiminden geçmişlerdir. Bu konuda ilk olarak Karl Marks’ın adı geçmelidir. Ateşli bir burjuvazi düşmanı olan Marks, İngiltere’nin en büyük burjuvası sayılabilecek Banker Rothschild ve benzeri kişilerle içli dışlıdır. Amerikalı yazar Eustace Mullins, bu konuyu şöyle detaylandırır:

Marks’ın ekonomik görüşleri, City of London’daki banka kuruluşlarının ve özellikle The House of Rothschild’in (Rothschild Bankası) görüşleri ile tamamen uyumlu idi; tıpkı Karl Marks’ın Moskova’da değil, Londra’da ortaya çıkmış olmasının bir rastlantı olmaması gibi. Rothschildler tarafından, Çar’ın Avrupa ve New York bankalarında bulunan 1 milyon dolarının getirilmesinin Rus Bolşeviklerin zaferindeki payı da bir rastlantı değildi. Marks’ın, Jenny von Westphalen’la olan evliliği aracılığıyla İngiliz aristokrasisiyle olan yakın ilişkisini de çok az kişi bilir.510

NeoKomun2 5. NEO KOMÜNİZM
Karl Marks, Londra’ya yerleşmiş ve İngiltere’deki ilk yıllarında İngiliz Başbakan Lord Palmerston’dan destek almıştır.

Mullins’in de vurguladığı gibi bunların hiçbiri rastlantı değildir. Karl Marks, Almanya doğumlu olmasına rağmen, 1849 yılında Londra’ya gelmiş ve ses getiren tüm kitapları burada basılmıştır. İngiltere’deki ilk yıllarında İngiliz Başbakan Lord Palmerston’dan destek almıştır. Palmerston, Kırım Savaşı’nın ve Amerikan iç savaşının mimarı olarak bilinir. Marks’ın görüşleri, İngiliz ekonomist Adam Smith’den etkilenmiştir.511 İlginçtir ki, Smith, vahşi kapitalizmin savunucusudur. Gerçekte Marks’ın ekonomik görüşleri, City of London’daki bankaların ve özellikle The House of Rothschild (Rothschild Bankası)’in uygulamaları ile aynı doğrultudadır.

NeoKomun2a 5. NEO KOMÜNİZM
Marks, 1869 yılında eşiyle Londra’da

Marks’la birlikte komünist ideolojiyi şekillendiren Friedrich Engels de burjuvaziye mensuptur. Babası ünlü bir fabrikatör olan Engels hayatının büyük bölümünü İngiltere’de geçirmiştir. Engels, en tanınmış kitabı İngiltere’de İşçi Sınıfının Durumu‘nu, Marks ise Das Kapital‘i İngiltere’de yazmış ve basmıştır. İkisinin ortak kitabı olan Komünist Manifesto da ilk kez İngiltere’de basılmıştır.

Marks, yazılarında genellikle İngiliz emperyalizmini övmektedir. İngiltere’nin Hindistan’ı işgali sırasında öldürülen binlerce insanın “bir önemi olmadığı, bunun dolaylı olarak evrensel adalet ve mutluluk getireceğini” iddia etmiştir. (Öldürülen masumları tenzih ederiz.)

Bolşeviklerin lideri Lenin de, uzun yıllar İngiltere’de kalmıştır. Partinin yayın organı ISKRA, İngiltere’de basılıp Rusya’ya gizlice sokulmuştur.512 Lenin Materyalizm ve Ampiryokritisizm isimli kitabını British Museum Kütüphanesi’nde yazmıştır.513 Kütüphaneye giriş için özel izin gerekmektedir; Lenin yıllarca bu izni alabilmiştir. O dönemde kütüphaneler gizli servisler tarafından buluşma ve bilgi aktarma yeri olarak kullanılmaktadır. Kütüphane kayıtlarında da Lenin’in yüzlerce kez giriş yaptığı görülmektedir. Lenin, kütüphanede birçok küçük konferans da vermiştir. Komünist liderler Georgi Plekhanov, Maxim Litvinov, Leon Trotsky ve Maksim Gorky de kütüphaneyi düzenli kullananlardandır.

NeoKomun2b 5. NEO KOMÜNİZM
Karl Marks, Das Kapital başta olmak üzere bütün büyük eserlerini Londra’da yayınlamış, Lenin ise Materyalizm ve Ampiryokritisizm isimli kitabını, British Museum Kütüphanesi’nde yazmıştır. Resimlerde British Museum Kütüphanesi’nin temsili resmi ve Marks’ın British Library’e giriş kartı görülmektedir.
(Altta) Lenin ve Stalin’in ilk defa görüştükleri Londra’daki Crown Tavern

CrownTaver 5. NEO KOMÜNİZM
Birçok yazar, Lenin’in kapitalizmi yıkmayı amaçlayan en önemli eserlerini kapitalizmin kalesi İngiltere’de yazmış olmasını şaşırtıcı bulur. Devlet desteği olmadan bu kadar faaliyet yapılmasının imkansız olduğunu yazar. Bilmedikleri şey ise, Lenin’in Bolşevik ihtilalinin tüm altyapısının, İngiliz derin devleti tarafından hazırlanmış olmasıdır.

Lenin ve Stalin ilk defa 1907’de Londra’da görüşmüşlerdir. Buluştukları yerin adı “Crown Tavern” yani “Kraliyet Tavernası”dır.514 Lenin’in ve Trotsky’nin de Bolşevik ihtilali için örgütlendikleri yer Londra’dır. Trotsky’ye ideolojik eğitimini, İngiliz istihbarat ajanı ve silah tüccarı Alexander Parvus vermiştir.515 Bolşevik ihtilalini ise Jacob Schiff, Morgan Ailesi, Rockefeller Ailesi, National City Bank, Rothschild Ailesi ve Lord Alfred Milner gibi İngiliz kasalar finanse etmiştir.516

Bolşeviklere ait olan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi, en önemli kongrelerini hep Londra’da yapmıştır. 1907 yılındaki kongrede 300’den fazla komünist delege yer almıştır.517 Bu parti daha sonra Sovyetler Birliği Komünist Partisi’ne dönüşecektir.

1917’de Rockefeller’ın verdiği yüklü miktar para kullanılmış ve 300’e yakın ihtilalci, New York’tan Rusya’ya doğru yola çıkmıştır.518 Yolda, söz konusu ihtilalciler Kanada istihbaratı tarafından tutuklanınca İngiliz Başbakanı Llyod George devreye girmiş ve ihtilalciler serbest bırakılmıştır.

İngiliz derin devletinin Bolşevikleri örgütlemesinin en büyük sebebi, Rus İmparatorluğu’nu ihtilalle yıkıp iç savaşa sürüklemektir. Nitekim bu gerçekleşmiş, Rusya’da Çarlık yıkılmış, Çar ve tüm ailesi idam edilmiş ve kitlelerin katledildiği komünist Sovyetler Birliği kurulmuştur. İngiliz derin devletinin bu hamlesiyle bir nesil, korkunç katliamlara maruz kalmıştır. Bunun sonucunda İngiliz derin devletinin istediği olmuş, komünist yönetimin iktidarı ile ülke istikrarını yitirmiştir. Hatırlanacağı gibi İngiliz derin devletinin hayali, Avrupa’da da buna benzer bir yöntem kullanıp yeni bir federal komünist rejim getirmektir.

ABD’li eski istihbaratçı Dr. John Coleman söz konusu hileli diplomasiyi şu şekilde tarif etmiştir:

Yıllar sonra okuduğum belgelerde, De Gaulle, Çar Nicholas II ve Rus halkına karşı başarıyla düzenlenen hileli diplomasiyi açıkça hatırlatarak OSS başkanı Allen Dulles’u kınamıştır.

Hilenin ayrılmaz bir parçası da İngiltere, Fransa ve Amerika güçler birliğinin 23 Haziran 1918’de Amerikan Tümgeneral Frederick Poole tarafından Murmansk’a yerleştirilmesidir. Amaç, görünüşte Ruslara, Bolşeviklere karşı mücadelelerinde yardımcı olmaktır. Müttefik güçler, 2 Ağustos’ta çatışmaların yaşandığı Archangel’e doğru harekete geçtiğinde Fransızlar, orada olma nedenlerinin gerçekten de Bolşeviklere saldırmak olduğuna inanmışlardı; ki gerçekten de burada çatışma yaşanmıştı. Fakat aslında, buraya gönderilen kuvvetlerin üç amacı vardı:

(a) İngiltere ve Amerika’yı Bolşeviklere karşı savaşıyormuş gibi göstermek,

(b) Rus Ordusu’nun bölgedeki silah ve mühimmatlarını sakladığı büyük depoyu korumak,

(c) Lenin’i yabancı askeri güçleri püskürtmeye çalışan anavatanın kurtarıcısı gibi göstererek, halkı, Lenin’i destekleyecek hale getirmek.519

Coleman, Bolşevik devriminin İngiliz istihbaratı tarafından nasıl maddi ve lojistik anlamda desteklendiğini ise şu sözlerle ifade etmektedir:

Londra’daki Whitehall arşivlerinde inceleyebildiğim belgeler, ikinci nesil MI5 ajanlarından (George Alexander) Hill’in faaliyetlerine ilişkin çok şey söylemektedir. Hill’in babası görünüşe göre Çar Nicholas II döneminde Selanik ile bağlantıları olan Musevi tüccar kesiminde oldukça aktiftir. Hill’in Londra’da yaşayan oğlu George, MI5’ın Bolşevikleri destekleyen Wall Street ve City of London finansçılarının kuryesidir. Para, Londra’daki tiyatro ekibinin çok sevdiği bir isim olan Maxim Gorky ile iletilmektedir. 1916 yılında MI6’te görev almış ve MI6 başkanı Sir Mansfield Cumming tarafından Selanik’e gönderilmiştir. Hill, Selanik’ten Cumming’e, Bolşevikler’in on yıldır hazırlandığı, yaklaşan devrimle ilişkili gelişmelere dair istihbarat bilgilerini bildirmiştir. 17 Kasım 1917 tarihinde Cumming, Hill’i Moskova’ya göndermiştir ve Hill burada Alexander Helphand Parvus’un tavsiyesi üzerine Leon Trotsky’e şahsi yardımda bulunmuştur.

Hill, kendisi ile Trotsky’nin kurduğu GRU’nun temelini oluşturan askeri bir istihbarat planı hazırlamıştır.520

Görülebildiği gibi İngiliz derin devleti, başından beri bütün dünyaya yalan söylemiştir. Dünyada beliren komünist rejimler, tamamen İngiliz derin devletinin denetiminde ve desteğiyle gelişmiştir. Tüm altyapı hazırlanmış, askeri ve mali her türlü destek sağlanmıştır. Söz konusu komünistler, Londra’da eğitilmiş, en büyük eserlerini Londra’da pazarlamışlardır. İngiliz derin devletinin himayesindeki İngiliz istihbaratının desteğini almış, diledikleri her yerden bilgi ve lojistik destek alabilmiş ve tarihin en büyük zulüm sistemlerinden birini kurmuşlardır.

Neo-komünizm, bugün İngiliz derin devleti tarafından halen desteklenen ve sürekli olarak yeşertilen bir konudur. Avrupa’da komünizm destekçileri oldukça güçlenmiş konumdadır. Bu kişilerin, Avrupa Birliği’ni bir komünist birlik haline getirme hayali devam etmektedir. ABD’de tümüyle komünist bir geçmişe sahip olan Barack Obama, İngiliz derin devletinin desteğiyle iki dönem başkan seçilmiş ve ABD gibi komünizm karşıtı bir ülkede, pek çok komünizm yanlısı sistem yeşertilmiştir. (Konu hakkında detaylı bilgiyi kitabın 1. cildinde bulabilirsiniz) Bunun hemen ardından yine İngiliz derin devletinin kontrolü altında bulunan Hillary Clinton’ın başkanlığı için müthiş bir lobi ve propaganda çalışması yapılmış, fakat İngiliz derin devletinin karşısına beklenmeyen bazı durumlar çıkmıştır. Düşünce kuruluşlarının Trump karşıtı kara propagandalarına, Londra’dan desteklenen Hillary Clinton yanlısı lobilere ve yoğun medya desteğine rağmen Donald Trump yeni ABD Başkanı olmuştur. Bu, İngiliz derin devleti için beklenmedik bir durumdur. Bu, artık dünyanın İngiliz derin devletinin planlarına göre değil, Mehdiyet’e göre şekillendiğinin bir kanıtıdır.

Elbette bu sonuç karşısında İngiliz derin devleti boş durmamış, Donald Trump üzerindeki baskı ve yaptırımlarına çoktan başlamıştır. Daha ilk günden İngiliz derin devleti tarafından Trump’ın masasına Churchill heykeli yerleştirilmiştir. Daha sonuçların ilk açıklanmasıyla örtülü operasyonlar başlamış, Soros yöntemi olan halk ayaklanmalarının kıvılcımı atılmış ve “ya tutursa” mantığıyla sivil darbe girişimleri organize edilmiştir. Kısa süre sonra Amerikan medyasında bu protestoların da arkasında Soros olduğu belirtilerek ayaklanma şekline bürünen protestolar “Mor Devrim” olarak isimlendirilmiştir.521 Trump Başkan seçilince ABD’de seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları ayyuka çıkmış, hem halk nezdinde huzursuzluk yaratılmış hem de çeşitli yöntemlerle Rusya suçlanarak Rusya’ya yönelik ABD kongresinin onayladığı yaptırımlar için altyapı hazırlanmıştır.

 

Neo-komünizm Adına Kullanılan Bir Araç: Fabian Derneği

İngiliz derin devletinin mekanizmasını anlamak için Fabian Topluluğunu ve bu topluluğun ideolojisi olan Fabianizmi de yakından incelemekte yarar bulunmaktadır.

Fabianizm deyimi “Fabian Derneği” isimli kuruluştan türemiştir. Bu dernek 4 Ocak 1884 tarihinde Londra’da The Fellowship of the New Life isimli derneğin (Yeni Hayat Topluluğu’nun) bir kolu olarak kurulmuştur.522 Dernek, katılımcıları sayesinde kısa zamanda akademik bir hüviyete bürünmüş ve toplantılarını uzun yıllar boyunca Londra’nın merkezinde Strand Yolu üzerinde çok popüler bir mekan olan Essex Hall’da gerçekleştirmiştir.523

Kurulduğu andan itibaren İngiliz siyasetine nüfuz eden Fabianlar, özellikle İşçi Partisi’ne hakim görüntü çizmişlerdir. 1923’te 20’den fazla Fabian üyesi İngiliz Parlamentosu’na girmiş, bunlardan 5’i İşçi Partisi’nden İngiliz eski Başbakanı Ramsay MacDonalds’ın kabinesinde yer almıştır.524

Geçmişte olduğu gibi bugün de pek çok Fabian, İngiltere’de önemli devlet kademelerinde görev yapmaktadır. Tony Blair, Gordon Brown, Robin Cook, Jack Straw, David Blunkett günümüzün tanınmış Fabian siyasetçilerinden sadece birkaçıdır.525

İngiliz derin devletinin Fabian Topluluğu üzerindeki etkisi ve kontrolü uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Kendilerini sosyalist olarak tanımlamalarına karşın faşist unsurlara bile açık kapı bırakan Fabianlar, gerek İngiltere’de gerekse İngiltere dışında İngiliz derin devletinin politikalarını yürütmekle görevlendirilmişlerdir.

Fabianizm, İngiliz derin devletinin kendisi için biçimlendirdiği İngiliz Hristiyanlığı, İngiliz Şiiliği ya da İngiliz Liberalizmi (Açık Toplum) gibi çok sayıdaki araçtan birisidir. Bu nedenle Fabianizmi “İngiliz Sosyalizmi” olarak nitelemek hiç de yanlış olmayacaktır. Dernek, temelde sosyalist bir toplum kurulması amacı üzerine yapılanmıştır.

1903 ve 1908 yılları arasında sosyalist düşüncenin İngiltere’de popüler olmasıyla birlikte Fabian Derneği de büyümüş ve bu dönemin sonunda, üye sayısı üç katına çıkarak 2500 kişiyi bulmuştur. 1912’de, Üniversite Sosyalist Federasyonu adıyla derneğin öğrenci bölümü açılmış ve I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla bu grubun üye sayısı 500’leri geçmiştir.526

Fabian Derneği’nin argümanlarına bakılacak olursa her fırsatta sosyalizm-komünizmi savunduğu görülür. Nitekim Fabian dijital kütüphanesinde şu ifadelere yer verilmiştir: “Marks, İngiliz işçi sınıfı hareketine gerçekten büyük katkı yaptı ve o zamandan beri onu etkilemeye devam etti. Tarih hakkında daha derin bir anlayış verdi ve işçi sınıflarının kendi zamanlarının tarihini yorumlamalarına ve kendilerini anlamalarına yardımcı olan bir temel verdi.”527

Dijital kütüphanedeki bir başka Fabian eserinde ise şu ifadeler yer almaktadır:

“…sosyalist mekanizmalardan herhangi bir şekilde yararlanabilmek için, bunun sonucunda ortaya çıkacak olan yaşam hakkında fikir sahibi olmak gerekir diye düşünüyorum. Komünizm veya sosyalizm ile neyi kastettiğimizi anlatmama izin verin. Bir bütün halindeki sosyalizm ve komünizm arasında bana göre bir fark yoktur. Komünizm aslında sosyalizmi tamamlıyor: Sosyalizm, militan olmaktan çıkıp muzaffer olduğunda, komünizm olacak.”528

Fabian Derneği, sosyalist fikirlerini ilk ortaya attığı zamandan itibaren hızla dönemin önde gelen isimlerini etkilemiştir. Bu isimler arasında George Bernard Shaw, H. G. Wells, Annie Besant, Graham Wallas, Charles Marson, Sydney Olivier, Oliver Lodge, Ramsay MacDonald ve Emmeline Pankhurst yer almaktadır. Bertrand Russell bile –sonradan ayrılmışsa da– derneğin bir üyesi olmuştur.

Fabian mensuplarının özelliği, sosyalist bir düzenin tesis edilmesi için, sınıfsal devrimi bir şart olarak görmeleridir. Sınıfsal devrim modelinin temelinde ise sınıf çatışması, bir başka deyişle burjuvazi ile proletaryanın savaşı yatmaktadır. Tüm insanlık tarihi boyunca gelişen bu sözde sınıf çatışması, Marksistlere göre artık son aşamasına gelmiştir. Yani daha önce belirttiğimiz gibi, Marksistler şu anda, komünizmin dünya çapında atacağı sözde dev adımı beklemektedirler. Onun da İngiliz derin devletinin himayesinde, Fabian gibi kurumlar vesilesiyle olacağını ummaktadırlar.

Derneğin ismi, Romalı General Quintus Fabius Maximus Verrucosus’un kullandığı Fabian Stratejisi’nden esinlenerek konulmuştur. Fabius, ünlü general Hannibal’ın komutasındaki düşman ordusuna doğrudan hücum etmek yerine, onlara karşı taciz ve yıpratma taktikleri uygulamış, bu sayede düşmanını yorgun düşürmüş yavaş yavaş zafer kazanmıştır.529

Buradan esinlenerek uygulanan strateji, Fabian Derneği’nin ilk yayınlarından yayınlanan kitapçıkların birinin kapağında şu şekilde açıklanmaktadır:

Şu an, çoğu kişinin kendisini eleştirmesine rağmen, Fabius’un Hannibal ile savaşırken yaptığını yapmalı, sabırla beklemelisiniz. Ama zamanı geldiğinde Fabius’un yaptığı gibi güçlü bir şekilde vurmalısınız. Yoksa bekleyişiniz faydasız ve başarısız olur.530

Bu açıklama, tıpkı Fabius gibi, Fabianların da mevcut düzeni yıpratacak, sistemi kendi ideallerine dönüştürecek adımlar atacağını, zamanı geldiğinde de son darbeyi indirmeyi planladığını açıkça ifade etmektedir. Bu, aynı zamanda, daha önce belirttiğimiz gibi Lenin’in “bir adım ileri, iki adım geri” stratejisinin uygulamasını tarif etmektedir. Bu stratejiyi açıklayan bir başka sembol de derneğin kuzu postu içindeki kurt sembolüdür.

Kendi ifadelerinden ve sembollerinden de açıkça anlaşılabileceği gibi Fabian Topluluğu, gerçek yıkıcı amaçlarını sinsice gizlemeyi bir “savaş taktiği” olarak görmektedir. Bu taktik, hatırlanacağı gibi, İngiliz derin devletinin sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Osmanlı da, tam olarak bu yöntemle İngiliz derin devleti tarafından yıkılmıştır.

Fabian politikasının en somut örneklerinden birinin, İşçi Partisi lideri, İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in izlediği politika olduğu söylenebilir. Blair, sol görüşlü İşçi Partisi lideri olarak Başbakanlık koltuğuna oturmuş, fakat sağ çizgiye oldukça yakın politikalar izlemiştir. Irak’ın işgaline karar veren ve ABD’nin Cumhuriyetçi Parti lideri Bush’un Irak’ı işgalini sağlayan kişi Blair’dir. Blair, bir yalan üzerine Irak işgalini başlatarak 1.2 milyon insanın şehit olmasına, milyonlarca insanı barındıran bir ülkenin kan, şiddet ve terör batağına saplanmasına, ekonomisinin çöküp istikrarını tamamen kaybetmesine sebep olan kişidir. Bütün bunların ardından Blair, daha önce detaylı incelediğimiz gibi, bir özür açıklaması ile Irak işgali sorumluluğunu üzerine almış, bu defa dürüst, mağdur Başbakan imajı ile kendini göstermiştir. Üstlendiği görevleri bundan sonra da yerine getirmeye devam etmiş ve ardından homoseksüellerin savunucusu olarak ortaya çıkmıştır. “Tony Blair Faith Foundation” adında bir vakıf kurarak kendince İslam’ı içeriden dejenere etmeye çalışmıştır.

Özetle, İngiliz derin devletinin gösterdiği politika ne tarafı işaret ederse, derin devletin kontrolü altındaki Blair ilginç bir şekilde o taraftadır.

Blair’in sol görüşlü bir partiyi temsilen aktif politikada yer almasının sonrasında, iş hayatına atılarak bazı çok uluslu şirketlerle çeşitli ülkelere danışmanlık hizmeti vermesini pek çokları, “kuzu postundaki kurt” örneği olarak tanımlamışlardır.531 Sosyalist görünüp kapitalist uygulamalar gerçekleştirdiğinden Blair’in bu tutumu, sosyalist-komünist felsefeyi savunanlar tarafından çok eleştirilmiştir. Oysa gerçekte bu da bir komünist taktiktir.

Fabianların kullandığı “kuzu postu içindeki kurt” sembolü, sonradan olumsuz çağrışımlara neden olduğu gerekçesi ile vakıf tarafından kaldırılmıştır. Fabian Topluluğu’nun bugünkü sembolü tek ayağını vurmak üzere kaldırmış olan kızgın bir kaplumbağadır.532 Öfke dolu kaplumbağanın altında yazan “When I strike I strike hard” (vurduğum zaman sert vururum) ibaresi Fabianlar’ın yavaş ve derinden gidip hedefini tek hamlede yıkma stratejisini vurgulamaktadır.

Yazar Jon Perdue’ye göre, “Fabian Derneği’nin logosu olan kaplumbağa, grubun yavaşça ve sezdirmeden sosyalizme geçiş isteğini, armasında bulunan kuzu postu içindeki kurt ise, bu amaca ulaşmak için kullandığı metodu simgelemektedir”.533 Kuşkusuz vurulan “sert darbe”, Lenin’in “bir adım ileri, iki adım geri” felsefesindeki, komünistlerin ileri doğru atılması gereken güçlü adımını da sembolize etmektedir.

Fabian Topluluğu’nun kullandığı tanınmış sembollerden birisi de “Fabian Penceresi” olarak bilinen bir vitraydır. Fabian Penceresi, derneğin en önemli lideri olan Bernard Shaw tarafından vitray sanatçısı Caroline Townshend’e 1910 yılında yaptırılmıştır. Vitraydaki figür, Fabian Derneği Yöneticileri Shaw, Sidney Webb ve Edward R. Pease’in “yeni dünyayı inşa etmeye yardım etmelerini” temsil edilmektedir. Vitrayda, Fabian Derneği’nin arması olan koyun postu içindeki kurt sembolü de yer almaktadır. Vitrayın alt kısmında dua eder gibi diz çökmüş insanlar yer almaktadır. Bunlar o dönemin Fabian Topluluğu’nun yöneticileri ve önde gelen isimleridir. En soldaki H.G. Wells, diğerleri ile alay ederken canlandırılmıştır. Canlandırılanlar arasında, soldan üçüncü sırada Tolstoy’un çevirmenliğini yapan bir başka Fabian üyesi Aylmer Maude ve en sağda vitrayı yapan Caroline Townshend vardır.534

Vitrayın üst kısmında bir örsün üstünde kor haline gelmiş dünyayı ellerindeki çekiçlerle şekillendiren iki demirciye yer verilmiştir. Bu iki demirci Sidney Webb ve Edward R. Pease’dir. Kuzu postu içindeki kurt sembolü demircilerin tam olarak arkasındadır. Altta, diz çökmüş olarak sıralanmış kişilerin ortasında üst üste dizili kitaplar mevcuttur. Kitapların isimleri “Endüstriyel Demokrasi”, “Ticaret Sendikasının Tarihi”, “İngiliz Yerel Yönetimi”, “Fabian Risaleleri ve Makaleleri” gibi Fabian görüşünü yansıtan konuları içermektedir. Vitrayın teması ve figürde yer verilen karakterler Fabianlar’a özgü olmasına karşın tamamen mistik bir havaya sahiptir. Bu özellik, Fabianizm’in adeta bir dini inanç gibi benimsenmesini ya da Fabianizm inancı altında yeni bir dünyanın şekillendirileceğini anlatmaktadır.

Vitray, Bernard Shaw’ın doğumunun 150. yıldönümünde, Tony Blair’in vitrayın önünde poz vermesi ile yeniden kamuoyunun gündeminde yer almıştır.535

 

İngiliz Derin Devleti ve Fabian Topluluğu’nun Ortak Amacı: Dünya Hakimiyeti

Fabian Topluluğu, bütün dünya çapında komünistleşmiş bir toplum oluşturmayı kendine hedef edinmiştir. Bunun da ötesinde, Fabianlar’ın önemli amaçlarından birisi de İşçi Partisi, Sosyalist Enternasyonal ve Birleşmiş Milletler gibi bazı öncü örgütler aracılığıyla sosyalist bir dünya hükümeti kurmaktır.536

Bu hedef, İngiltere’de önemli bir Fabian oluşumu olan İşçi Partisi’nin manifestosunda şöyle yer almıştır:

İşçi, güçlü bir Birleşmiş Milletler’in dünya hükümetine dönüşmesinin temeli olarak, doğu-batı işbirliğinin kurulması konusundaki uzun vadeli inancına sadık kaldı … Bizim için dünya hükümeti nihai hedef ve Birleşmiş Milletler seçilen araçtır.537

Bu ifadeler, daha önce detaylı incelediğimiz gibi, Birleşmiş Milletler’in de, İngiliz derin devleti tarafından gerçekte bu amaç için kurgulanmış olduğunu gözler önüne sermektedir.

Umudumuz şudur ki, sinsi planlar her ne olursa olsun, BM, bilerek veya bilmeyerek İngiliz derin devletinin bu amacına hizmet etmeyecek; ülkeleri “barış” çatısı altında birleştirecek ve kirli planları durdurmak üzere ittifakı güçlendirecektir.

Fabianlar, sadece işçi sınıfı ya da emekçiler üzerinde değil, modern toplumun bütünü üzerinde tam kontrol sağlamak için çalışmaktadırlar. Bununla da yetinmemiş tüm İngiliz vatandaşlarını “kendi faydaları ve iyilikleri” için ele geçirmek ve kontrol altında tutmak istediklerini deklare etmişlerdir.538 Bu amaçla; siyasete ek olarak, eğitimi, kültürü, ekonomiyi, hukuk sistemini ve hatta tıp ve din alanlarını kontrol etmek için çaba harcamaktadırlar. Bunun için birbiriyle bağlantılı çok çeşitli Fabian organizasyonları gerçekleştirilmiştir. Bunların bazıları şunlardır:

Eğitim: London School of Economics (Londra Ekonomi Okulu) gibi üniversite toplulukları ve okullar,

Kültür: Yeni Çağ Hareketi, Merkez Sanat ve El Sanatları Okulu, Leeds Sanat Kulübü, Fabian Sanat Grubu ve Sahne Topluluğu

Ekonomi: London School of Economics (Londra Ekonomi Okulu) ve Royal Economic Society (Kraliyet Ekonomi Derneği)

Hukuk: Haldane Sosyalist Avukatlar Derneği

Tıp: Sosyalist Tıp Birliği

Din: İşçi Kilise Hareketi (daha sonra Sosyalist Kilise Hareketi ismini almıştır), Hristiyan Sosyalist Haçlı Seferi, Hristiyan Sosyalist Ligi ve Hristiyan Sosyalist Hareketi539

Fabianlar’ın tüm bu çabaları ile, yavaş yavaş değişimi içeren bir toplum mühendisliği projesi oluşturulmuştur. Geniş bir faaliyet alanı içeren bu proje, Fabianlar’ın, günlük hayatın her alanına nüfuz etmelerine imkan tanımıştır. Fabianlar’ın toplum projeleri sebebiyle sahip oldukları geniş imkanları, dinin sosyal hayattan tamamen çekildiği bir toplum peşinde koşan İngiliz derin devletine büyük fırsatlar sunmuştur.

Fabianlar, dine karşı Darwinizm’in yılmaz savunucularıdır. London School of Economics’in (Londra Ekonomi Okulu) dijital kütüphanesinde yer alan onlarca Darwinist seminer haberi ve içeriği mevcuttur.540 Fabianlar, İngiliz derin devletinin homoseksüelliği savunma ve yayma misyonunda da görev almaktadırlar.541 Bu konuda en tanınmış isim ise, daha önce çeşitli delillerle tanıttığımız Tony Blair’dır.

Fabianlar, kuruldukları ilk dönemden itibaren toplum mühendisliği işine soyunmuşlardır. Bu toplum mühendisliğinin nihai hedefinde demokrasiye yer yoktur. Din karşıtlığı ile tanınan, Fabian Derneği’nin önde gelen kadın üyesi Annie Besant, demokrasi yerine “seçkinci bir sosyalizmin” medeniyet için şart olduğunu söylemiştir:

Çoğunluğun oyları ile kontrol edilen, rakamlarla yönlendirilen demokratik bir sosyalizm, hiçbir zaman başarılı olamaz. Görev ile kontrol edilen, akıl ile yönlendirilen gerçek bir aristokratik sosyalizm, medenileşme yolundaki bir sonraki adım olacaktır.542

Fabianlar, emperyalist sömürgecilik hareketi olan Güney Afrika’daki Boer Savaşı’nda İngiliz derin devletinin şiddet dolu politikalarına destek sunmuşlardır. Bunun nedeni Fabianlar’ın, Boerler gibi kendilerince küçük gördükleri milletleri imparatorluk döneminde “çağ dışı” olarak kabul etmeleridir.543 (Tüm siyahi kardeşlerimizi tenzih ederiz)

İngiliz Derin Devleti İçin Kilit Bir Merkez: London School of Economics

London School of Economics’i (Londra Ekonomi Okulu), dört Fabian üyesi, Beatrice ve Sidney Webb, Graham Wallas ve George Bernard Shaw, Henry Hutchinson’ın Fabian Derneği’ne aktardıkları para ile kurmuştur. Bugün, Fabian Topluluğu ve Londra Ekonomi Okulu birbiriyle yakın bağlantı içinde çalışmaya devam etmektedir. Okulun, Fabian Topluluğu’na ait kapsamlı belgeler ve fotoğraflar içeren bir arşivi bulunmaktadır. Ayrıca meşhur Fabian Vitrayı da burada bulunmaktadır.1

Bu okul, İngiliz derin devleti ile ilişkili pek çok yerli ve yabancı iş adamının, siyasetçinin ve akademisyenin yetiştirildiği bir okul haline gelmiştir.

Bu kişilerden birisi de kapitalist dünyanın önde gelen isimlerinden biri olan David Rockefeller’dır. Gizli bir Fabian olan Rockefeller, Harvard’da Fabian Sosyalizmi üzerine sempati dolu bir tez yazmış ve Fabian Topluluğu’na ait Londra Ekonomi Okulu’nda sol kanat ekonomisi okumuştur. Rockefeller ailesi, 1920’lerden itibaren başta Londra Ekonomi Okulu olmak üzere sayısız Fabian projesini finanse etmiştir.2

 

  1. Fabian Society, The Fabian Story, http://www.fabians.org.uk/about/the-fabian-story/Ioan Ratiu, The Milner-Fabian Conspiracy: How an International Elite is Taking Over and
  2. Destroying Europe, America and the World, Richmond, Free Europe Books; 1. Baskı, 2012 ISBN 978-0957426207

İngiliz Derin Devletinin Uluslararası Fabian Ağı

Fabian Topluluğu mensupları, arada demokratik değerlerden, özgürlüklerden bahsetseler de, bu durum topluluğun gerçek yaklaşımını göstermemektedir. Fabian Topluluğu’nun nihai hedefinin komünist bir diktatörlük olduğu, dernek temsilcileri tarafından yapılan açıklamalarda ve derneğin faaliyetlerinde gün yüzüne çıkmıştır.

Fabian Topluluğu’nun iki önde gelen ismi olan Sidney Webb ve Bernard Shaw, 1931’de Sovyetler Birliği’ni ziyaret etmişlerdir. Shaw bu ziyaretinde, Lord ve Lady Astor eşliğinde, yaklaşık üç saat boyunca Stalin ile görüşmüştür. Shaw gerek bu görüşmede gerekse görüşme sonrasında Stalin’e ve onun katliamcı rejimine büyük övgüler yağdırmıştır.544

Webb, Rus komünizminin başarıları için “Sovyet Komünizmi: Yeni Bir Medeniyet” başlığıyla bir propaganda yazısı yazmıştır. 1948 yılında, ölümünden iki yıl önce Shaw, “Stalin iyi bir Fabian’dır” demiştir.545

Fabianlar’ın yurt dışı ile bağlantıları sadece ziyaretlerle kısıtlı değildir. Çoğunlukla geçmişte İngiliz sömürgesi olmuş pek çok ülkenin lideri, Fabian görüşlerini sahiplenerek bunları uygulamak amacıyla politikalar geliştirmiştir. Çünkü bu liderler genellikle İngiliz derin devleti tarafından seçilmiştir.

Cebren İngiliz derin devletinin himayesine alınmış olan çeşitli ülkelerin yöneticilerinin de Fabian geleneklerine tabi olduğu görülür. Bunlardan en dikkat çeken isimlerden birisi, Hindistan’ın ilk Başbakanı Jawaharlal Nehru’dur. Nehru, Hindistan’ın ekonomi politikasının çerçevesini Fabian sosyalizminin çizgisine dayanarak belirlemiştir.546

İngiltere’den ayrılıp bağımsızlığını kazandıktan sonra Fabian tarzı ekonomi sistemini benimseyen Nehru, Hindistan ekonomisini tümüyle kendisinin işlettiği ve kontrol ettiği bir hale getirmiştir. Nehru yönetimindeki Hindistan’da, özel teşebbüs ve özel mülkiyet hakları desteklenmemiş ya da zorlu izinlere bağlanmıştır. Özel teşebbüslere yüksek vergiler uygulanmış ve iktisadi teşebbüsler devletleştirilmiştir. Bu da beraberinde, yoksul halka daha fazla yoksulluk getirmiştir.547 Fabianlar’ın önde gelen ismi Annie Besant, Nehru’ya akıl hocalığı yapmış ve Hindistan Ulusal Kongresi’nde de Başkanlık yapmıştır.548

İngiliz derin devletinin, Fabianlar aracılığı ile kontrol ettiği tek ülke Hindistan değildir.

Pek bilinmese de, 1930’ların başında Pakistan’ın kurucusu Muhammad Ali Jinnah da Fabian Derneği’nin hevesli bir üyesidir. Singapur’un ilk Başbakanı Lee Kuan Yew da politik felsefesinin ağırlıklı olarak Fabian Derneği’nin etkisinde kaldığını anılarında aktarmıştır (Yew daha sonraları Fabian’ın sosyalizm idealinin uygulanabilir olmadığını öne sürerek politika değişikliğine gitmiştir).549

Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasının ardından İngiliz derin devleti, bilindiği gibi hızla Ortadoğu’ya nüfuz etmiş ancak daha sonra bu bölge ülkelerindeki resmi varlığını sonlandırmıştır. Bölgedeki varlığını yerel siyasetçilerle olan bağlar sayesinde sürdürmeye devam etmiştir. Bu bağ temelde hep Fabian ekolü üzerine olmuştur. 20. yüzyılın başlarında Fabian Derneği’nin teorisyenleri, Ortadoğu’da Arap sosyalizmini savunan Baas Hareketi’ne ilham vermiştir.550 Baas zihniyetiyle birlikte Fabianizm, özellikle Arap ülkeleri içinde komünist düşüncenin hakim olmasına olanak vermiş, aynı zamanda bu bölgelerin İngiliz derin devletinin hegemonyası altında olmasını sağlamıştır.

Baas Hareketi’nin kurucusu Michel Aflaq, bir Fabian sosyalistidir. Aflaq’ın fikirleri, Salah al-Din al-Bitar ve Zaki al-Arsuzi’nin de fikirleri ile birlikte Arap dünyasında, Irak ve Suriye’deki diktatör rejimler olarak kendini göstermiştir.551 Arap sosyalizminin öne çıkan bir diğer ismi olan Mısır’daki Salamah Musa da 1909’da Fabianlar’a katılarak derneğin hevesli üyelerinden biri olmuştur.552 Fabian sosyalizmi Ortadoğu devletlerinde büyük sanayileri, ulaşımı, bankaları hatta ithalat ve ihracat rejimlerini bile kontrol etmiştir.553

Fabianizm’in, zamanla dünya çapında İngilizce konuşulan ülkelerdeki komünist hareketlere büyük etkileri olmuştur. İngiltere’de başlayan Fabian Hareketi’nin, Galler, İskoçya, İrlanda ve Yeni Zelanda dışında da şubeleri ortaya çıkmıştır.

1889’da, başta Harvard olmak üzere Amerika’daki pek çok eğitim kurumunda Fabian sosyalizmi, mevcut eğitim materyalleri ile yer edinmeye başlamıştır. 1908 yılına gelindiğinde Harvard, Princeton, NYU, Columbia ve Pennsylvania Üniversiteleri’nde Fabian şubeleri vardır. Daha sonra buralarda yetişen profesörler, Amerikan bürokrasisinde görev alarak komünizm tohumlarının Washington’a ekilmesi sağlanmıştır.554

Fabian Hareketi’nin Amerika’daki varlığı, sadece eğitimsel ya da bireysel girişimler ile sınırlı kalmamıştır. Amerikan Fabian Derneği, Şubat 1895’te, Boston’da önde gelen Hristiyan sosyalistlerden biri olan W.D.P. Bliss tarafından kurulmuş, bu grup The American Fabian isimli bir dergi yayınlamış ve ayrıca küçük bir seri kitapçık da çıkarmıştır. Aynı zamanlarda paralel bir organizasyon da Pasifik sahillerinde, Kaliforniya merkezli olarak sosyalist aktivist Laurence Gronlund’un etkisiyle kurulmuştur.555

ABD’de Fabian varlığından kaynaklanan İngiliz derin devletinin etkisi, özellikle demokrat parti iktidarlarında çok hissedilmektedir. Son Amerikan Başkanlarından Barack Obama Fabian sosyalistidir. ABD Temsilciler Meclisi’nde çok sayıda Fabian Sosyalisti mevcuttur.556 Cumhuriyetçi Parti’den Allen West, Huffington Post‘a, Amerikan Kongre’sinde 80 kadar demokrat parti üyesinin komünist (Fabian) olduğuna dair bir demeç vermiştir.557

Fabian etkisini İtalya’da da görmek mümkündür. Giustizia e Liberta isimli anti-faşist grubun kurucusu Nello Rosselli ile erkek kardeşi Carlo Rosselli’nin savunuculuğunu yaptığı liberal sosyalizm teorisinde Fabianlar oldukça etkindir.558 İtalya’daki önemli bir diğer Fabian isim, iş adamı Adriano Olivetti’dir. Sosyalist girişimci Adriano Olivetti tarafından başlatılan Toplum Hareketi, federalizm, sosyal liberalizm ve sosyal demokrasiyle mücadele yönündeki görüşleriyle Fabianizm’e atıfta bulunan bir İtalyan partisi olmuştur.559 (Partitokrasi: Politik süreçlere, vatandaşların veya siyasi bireylerin değil de, bir veya daha fazla partinin egemen olması durumu) Son olarak 2000 yılında, Messina’da, Sicilya Fabian Derneği kurulmuştur.560

Fabian hareketinin uluslararası boyutu, sadece ülke liderleri ya da İngiltere dışındaki örgütlenmelerle sınırlı değildir. Fabianizm dünyaca ünlü uluslararası kuruluşlarda da oldukça etkilidir. Fabianlar, Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletler’in kuruluşunda yer almıştır. Bu sayede İngiliz derin devletinin stratejileri, küresel boyuttaki politikalara bile etki edebilmiştir.

 

 


DİPNOTLAR:

  1. Eustace Mullins, The World Order: A Study in Hegemony of Parasitism, Ezra Pound Institute of Civilization, 1985, s. 48
  2. Margaret Fay, Johannes Hengstenberg and Barbara Stuckey, “The Influence of Adam Smith on Marx’s Theory of Alienation”, Science and Society, Vol. 47, Yaz 1983, s. 129-151
  3. Bernard Weinraub, “In London, Too, Lenin Is Remembered”, New York Times, 22 Nisan 1970, http://www.nytimes.com/1970/04/22/archives/in-london-too-lenin-is-remembered.html
  4. V. I. Lenin, Materialism and Empirio-criticism Critical Comments on a Reactionary Philosophy, https:// www.marxists .org/archive/lenin/works/1908/ mec/
  5. Drink in the pub where Lenin and Stalin first met, 22 Şubat 2010, http://www.tiredoflondontiredoflife.com/ 2010/02/drink-in-pub-where-lenin-and-stalin.html
  6. Alan Sennett, Revolutionary Marxism in Spain 1930-1937, Historical Materialism Book, 2014, s. 21

516.  Anthony C. Sutton, Wall Street and the Bolshevik Revolution, Arlington House, 1974

  1. V. I. Lenin, “The Fifth Congress of the Russian Social-Democratic Labour Party”, https://www.marxists.org/ archive/lenin/works/1907/5thcong/index.htm
  2. Deanna Spingola, The Ruling Elite: The Zionist Seizure of World Power, Trafford Publishing, 2012, s. 575
  3. Dr. John Coleman, Diplomacy by Deception: An Account of the Treasonous Conduct by the Governments of Britain and the United States, Bridger House Publishers, 1993, s. 132
  4. Coleman, a.g.e., s. 134
  5. Trump Just Uncovered Soros’ Plot To Start Violent Revolution To Overthrow Him, http://www.m2voice. com/trump-just-uncovered-soros-plot-start-violent-revolution-overthrow/
  6. Edward R. Pease, A History of the Fabian Society. New York: E.P. Dutton & Co., 1916
  7. “The History of Essex Hall by Mortimer Rowe, Lindsey Press, 1959, chapter 5”. Unitarian.org.uk. Archived from the original on 16 January 2012. Retrieved 2 January 2012
  8. Fabian Society, The Fabian Story, http://www.fabians.org.uk/about/the-fabian-story/
  9. “The Fabian Society: a brief history”, The Guardian, 13 Ağustos 2001, https://www.theguardian.com/politics/ 2001/aug/13/thinktanks.uk
  10. Kevin Morgan, Labour Legends and Russian Gold: Bolshevism and the British Left, Part 1. London: Lawrence and Wishart, 2006; s. 63
  11. John Groser (1950), “Does socialism need religion?”, Fabian Tract No.284, s. 9 https://digital.library.lse. ac.uk/collections/fabiansociety/tractssubject
  12. William Morris (1903), “Communism”, Fabian Tract No.113. s. 11-12, https://digital.library.lse.ac.uk/collections/fabiansociety/tractssubject
  13. Encyclopedi Britannica, Quintus Fabius Maximus Verrucosus, https://www.britannica.com/biography/Quintus-Fabius-Maximus-Verrucosus
  14. Quoted in A.M. McBriar, Fabian Socialism and English Politics, 1884–1918. [1962] Cambridge: Cambridge University Press, 1966; s. 9. http://www.fabians. org.uk/about/the-fabian-story/
  15. “Blair’den popülist siyasete karşı enstitü”, Anadolu Ajansı, 2 Aralık 2016, http://aa.com.tr/tr/dunya/blairden-populist-siyasete-karsi-enstitu/698101?amp=1
  16. Rachel Verdon, Lyme Disease and the SS Elbrus, Elderberry Press LLC, Oakland / Oregon, ISBN 978-1-934956-43-4, s. 57
  17. Jon B. Perdue, The War of All the People: The Nexus of Latin American Radicalism and Middle Eastern Terrorism (1st ed.). Washington, D.C.: Potomac Books., 2012, s. 97, ISBN 1597977047
  18. “The Fabian Window”, http://www.lse.ac.uk/alumni /LSEConnect/LSEMagazine/pdf/summer2006/FabianWindow.pdf
  19. “Wit, wisdom and Windows”, BBC, http://news.bbc. co.uk/1/hi/magazine/4944100.stm
  20. Ioan Ratiu, The Milner-Fabian Conspiracy: How an International Elite is Taking Over and Destroying Europe, America and the World, Richmond, Free Europe Books; 1st edition, 2012 ISBN 978-0957426207
  21. İşçi Partisi’nin 1964 manifestosu
  22. Fabian News, Eylül 1897
  23. Ioan Ratiu, The Milner-Fabian Conspiracy: How an International Elite is Taking Over and Destroying Europe, America and the World, Richmond, Free Europe Books; 1st edition, 2012 ISBN 978-0957426207
  24. https://digital.library.lse.ac.uk/search?q=Darwin
  25. https://digital.library.lse.ac.uk/search?q=LGBT
  26. Annie Besant, The Future Socialism, Bibby’s Annual (reprinted by Adyar Pamphlet)
  27. Bernard Semmel, Imperialism and Social Reform: English Social-Imperial Thought 1895–1914 (New York: Anchor, 1968), s. 61
  28. Victoria Drey, “Bernard Shaw: ‘I can’t die without having seen the USSR'”, Russia Beyond, 26 Temmuz 2016, https://www.rbth.com/arts/literature/2016/07/26/bernard-shaw-i-cant-die-without-having-seen-the-ussr_615147
  29. Ioan Ratiu, The Milner-Fabian Conspiracy: How an International Elite is Taking Over and Destroying Europe, America and the World, Richmond, Free Europe Books; 1st edition, 2012 ISBN 978-0957426207 s. 85-86
  30. B.K. Nehru (Spring 1990), “Socialism at crossroads”, India International Centre Quarterly, 17 (1): 1–12. JSTOR 23002177
  31. Padma Desai and Jagdish Bhagwati (April 1975). “Socialism and Indian economic policy”, World Development, 3 (4): 213–21. doi:10.1016/0305-750X(75)90063-7
  32. Dunham, William Huse (1975), From Radicalism to Socialism: Men and Ideas in the Formation of Fabian Socialist Doctrines, 1881–1889, History: Reviews of New Books. 3 (10): s. 263 http://www.tandfonline.com/ doi/abs/10.1080/03612759.1975.9945148
  33. Michael Barr (March 2000). “Lee Kuan Yew’s Fabian Phase”. Australian Journal of Politics & History. 46 (1): 110–26. doi:10.1111/1467-8497.00088
  34. Amatzia Baram (Spring 2003) “Broken Promises”, Wilson Quarterly, Woodrow Wilson International Center for Scholars.
  35. L. M. Kenny (Winter 1963–1964). “The Goal of Arab Unification”. International Journal. 19 (1): 50–61. JSTOR 40198692. doi:10.2307/40198692
  36. Kamel S. Abu Jaber (Spring 1966) “Salāmah Mūsā: Precursor of Arab Socialism”. Middle East Journal. 20 (2): 196–206. JSTOR 4323988
  37. Amatzia Baram (Spring 2003) “Broken Promises”. Wilson Quarterly. Woodrow Wilson International Center for Scholars.
  38. “Fabian Socialism, Get Ready – Like It Or Not, Here It Comes!”, Before It’s News, 23 Ocak 2015, http://beforeitsnews.com/new-world-order/2015/01/fabian-socialism-get-ready-like-it-or-not-here-it-comes-3586.html
  39. William D.P. Bliss (ed.), The Encyclopedia of Social Reforms. Third Edition. New York: Funk and Wagnalls Co., 1897; s. 578.
  40. “Fabian Socialism, Get Ready – Like it or Not Here it Comees!”, Before it’s news, http://beforeitsnews.com /new-world-order/2015/01/fabian-socialism-get-ready-like-it-or-not-here-it-comes-3586.html
  41. “Allen West: I’ve ‘Heard’ 80 House Democrats Are Communist Party Members”, Huffington Post, 11 Nisan 2012. http://www.huffingtonpost.com/2012/04/11/ allen-west-democrats-communist-party_n_1417279 .html
  42. Leo Valiani, Socialismo liberale. Carlo Rosselli, tra Critica Sociale e Fabian Societ, http://www.criticasociale. net/index.php?&lng=ita&function=rivista&pid=page&year=2009&id=0004176&top_nav=archivio_2009&sintesi=1
  43. Erik Jones ve GianFranco Pasquino, Italian Politics, Oxford University Press, 1. Baskı 2015 ISBN 978-0-19-966974-5 s.458
  44. Sicilian Fabian Society, http://www.fabiana.it/blog/ ?p=1

Ayrıca bakınız

İNGİLTERE’NİN TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA DAHİL ETME ÇABALARI

İngiliz derin devleti, II. Dünya Savaşı’nın yaklaşmasıyla, Türkiye’yi savaşa dahil etmeye çalışmıştır. I. Dünya Savaşı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.